KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6300 E., 2025/11679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2563 Esas, 2025/610 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/331 Esas, 2022/455 Karar
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın onaylı projesine, yönetim planına ve kanuna aykırı olarak davacının taşınmazını küçülten ara duvarın yıkılarak mezkûr bağımsız bölümün projesine uygun olarak eski hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz projeye aykırı yapıldıysa bile bu aykırılığın müvekkili tarafından gerçekleştirilmediğini, tapudan geçmişe dönük aktif-pasif tapu kayıtlarının celbi halinde taşınmazın ilk sahibinin müvekkili olmadığının görüleceğini ve hâliyle davanın müvekkil yönünden husumet yokluğundan usulden reddinin gerekeceğini, davacı tarafın, projeye aykırılığı meydana getiren fiili, taşınmaz satılmadan evvel müvekkili ... tarafından gerçekleştirildiğini iddia ettiğini, ancak bu iddiayı ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, müvekkilin ise gerçekleştirmediği bir eylem sebebiyle sorumlu olmayacağını,
kaldı ki 3 ve 4 No.lu dairelerin hizasındaki tüm dairelerin aynı tip olduğunu, yani davalının 4 No.lu dairesinin üzerindeki dairelerin de aynı tipte olduğunu ve yine 3 No.lu dairenin üzerindeki tüm dairelerin de aynı tipte ve daha geniş olduğunu, kısacası bahsedilen projeye aykırılık binadaki tüm dairelerde mevcut olduğunu, ancak binanın inşasını müvekkilin babası yaptığı için müvekkile herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini bildirerek, öncelikle tanıkların dinlenmesine, dava zamanaşımına uğradığından,
davanın reddine, dava konusu projeye aykırılık müvekkil tarafından gerçekleştirilmediği için davanın husumetten reddine, taşınmazı satın almadan önce gözden geçirme ve ayıbı bildirme yükümlülüğüne uymadığından taşınmazı bu haliyle kabul ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazı, projeye aykırılığı bilerek satın aldığını, projeye aykırılığın kim tarafından yapıldığının araştırılmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, davacının davasını ispatlayamadığını, zaman aşımına uğradığını, davalının aktif eylemi veya kusuru bulunmadığına, davacı da bu hususu ispatlayacak bir delil sunmadığına göre eldeki davayla hem eski hâle getirme masraflarına katlanması hem de yargılama giderlerine katlanmasının düşünülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava da müdahalenin men-i talep edildiği, yapılan keşifler ve bilirkişi raporları neticesinde, dava konusu ihtilaflı alanın, mimari projeye göre davacının dairesinin içinde olması gerektiği, mimari projesine göre yerinde yapılmayan alanının 3 No.lu daire ile birleştirilerek kullanıldığı, davacı asilin kat maliki olması sebebiyle yapılan müdahalenin önlenmesini isteyebileceği, davalının tasdikli mimari projede olan ve davacının taşınmazına ait alanı kendi dairesi içinde kullandığı,
böylece 634sayılı Kat Mülkiyet Kanunu'nun 19 uncu maddesi ve yönetim planına aykırı davrandıkları, bu alanın mimari projeye uygun olarak getirilmesinin ise 15.03.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere binanın statik yapısını etkilemeyeceği belirtildiğinden projesine uygun hâle getirilmesinin uygun olduğu, projeye uygun hale getirilmesine ilişkin verilen karar da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Buna karşın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hale getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yerine getirilmediği takdirde hükmün icraen infazına ve eski hale getirilmesi için tespit edilen giderin davalı tarafça karşılanmasına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerde yer alan "Yerine getirilmediği takdirde hükmün icraen infazına" ve "Değişikliklerin eski hale getirilmesi için tespit edilen giderin davalı tarafça karşılanmasına" cümlelerinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6300, K. 2025/11679, 22 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama