KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/70 E., 2025/12997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3129 Esas, 2024/2914 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/453 Esas, 2024/777 Karar
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 39 18... parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanına isabet etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 39 18... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığı anlaşılmakla birlikte 06.06.1996 tarihli ve 2 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim alanı olarak ayrıldığı gözetildiğinde 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesi uyarınca taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/70, K. 2025/12997, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama