İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/819 K.2025/11864

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın…

Esas2025/819Karar2025/11864Tarih24 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.193 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2025/819 E., 2025/11864 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Eylül 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1106 Esas, 2024/2772 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/402 Esas, 2022/830 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.193 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi 1534 parsel sayılı taşınmazın davacı müvekkillerinin hissedar olduğunu, davacı müvekkillerden bir kısmının hisselerini 3. kişilere satarak devrettiğini, bir kısım davacıların hisselerinin ise 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi uyarınca resen kamulaştırıldığını,

kadastro çalışmaları sırasında davaya konu taşınmazın tersimat hatası yapılarak 276.062.00 m² olarak tapuya tescil edilen taşınmazın yüzölçümümün 486.569.08 m² olarak düzeltildiği müvekkillerinin yapılan bu tersimat hatası sonucu eksik yüzölçümü ile hisselerini sattıkları için mülkiyet haklarına halel geldiği tapu ve kadastro işlemlerinde yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca devletin tazminat yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek tersimat hatası nedeniyle davacıların uğramış olduğu zararın rayiç bedelinin belirsiz alacak davası yolu ile tespit edilerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'sinin zarann oluştuğu satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dosyasıyla benzer uyuşmazlık içeren başka bir dava için yapılan başvuru neticesi Anayasa Mahkemesinin 2019/4977 başvuru numaralı dosyasından vermiş olduğu karara göre, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluştuğunu, zira bu karara göre taşınmazda bulunan "davalıdır" şerhinin Devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, davacılar tarafından yapılan satış ve devir işlemlerinde taşınmazın tescilli yüzölçümü 276.062,00 m² olup bu yüzölçüme göre yapılan satış işlemlerinden dolayı zarara uğradıklarının açık olduğunu,

taşınmazın gerçek miktarından daha az yüz ölçüm miktarıyla tapuya kaydedilmesinden dolayı sicilin tutulmasından kaynaklı bir hata olduğunu, davacıların düşük yüzölçüm üzerinden satış işlemi gerçekleştirdiklerini, bu şekilde zarara uğradıkları hususlarının sabit olduğunu, emsal Yargıtay kararlarına göre 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat sorumluluğunun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu .... ilçesi, ..... Mahallesi 1534 parsel sayılı 276.062,00 m² üzerinden kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesine ....

Kadastro Müdürlüğünün 23.06.2008 tarihli yazıları ile taşınmazın koordinatlarla hesaplanan alanının 487.285,20 m² olduğuna ilişkin şerh verildiği, UYAP'ta kayıtlı 14.10.2022 tarihli yazı cevabı ekinde, dosyaya celp edilen satış işlemleri için düzenlenen resmi senetlerden biri haricinde kalan satış senetlerinde taşınmazın yüzölçüm miktarına ilişkin (yani taşınmazın gerçekte 487.285,20 m² olduğu hususu) şerhin aynen gösterildiği, bir kısım davacılar tarafından yapılan satış işlemlerinden sonra dava konusu taşınmazda, 2019 yılında, .....

Kadastro Müdürlüğünce, 3402 Kadastro Kanunu'nun 41 nci maddesi uyarınca taşınmaz yüzölçümünün 486536,79 m² olarak düzeltildiği, yapılan bu işlemin 14.11.2019 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, yine dava konusu taşınmaz için çıkarılan 7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesine dayalı olarak dava konusu taşınmaz kamulaştırmaya tabii tutularak bir kısım davacıların hisselerinin kamulaştırıldığı,

hal böyleyken bir kısım davacılar tarafından satış tarihinde payına isabet eden miktarın, bir kısım davacılar tarafından ise kamulaştırma işleminde payına isabet eden miktarın küçük gösterildiği gerekçesiyle tapu sicilinin yanlış tutulması nedenine dayalı olarak eldeki tazminat davasının açıldığı anlaşılmakta olup tazminat isteğine dayanak taşınmazın tapu kaydına ...

Kadastro Müdürlüğünün 23.06.2008 tarihli yazıları ile koordinatlarla hesaplanan alanın gerçekte 487.285,20 m² olduğuna ilişkin şerh verildiği, buna göre, taşınmazda yüzölçüm hatası olduğu hususu tapu kütüğünden anlaşılabileceği gibi gerçek m²sinin de açıkça anlaşılabileceği, kaldı ki "Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." kuralı gereği satış yoluyla hisselerini elden çıkaran bir kısım davacılar, iş bu şerh nedeniyle, taşınmazın gerçek yüzölçümünün ne kadar olduğunu,

giderek ne kadar yer sattıklarını bilmediklerini ileri süremeyecekleri gibi celp edilen satış akit tablolarından biri haricinde kalan satış senetlerinde taşınmazın yüzölçüm miktarına ilişkin şerhin aynen gösterildiği, sözü geçen davacıların taşınmaz hisselerini sattığı tarihte taşınmazın tapu kaydında bu şerhin aynen mevcut olduğu, dolayısıyla şerhin varlığına rağmen hisselerini satarak elden çıkaran davacıların zarara uğradıkları iddialarının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı, somut olayda iyiniyetli olduklarının kabulünün mümkün olmadığı, giderek hukuken himaye görmelerini gerektiren bir durumlarının olmadığı,

zarar mevcut olsa bile zararı doğrun işlem ile zarar arasındaki illiyet bağının, şerhin varlığına rağmen işlem yapan ve bu şerhi bilmediklerini ileri süremeyecek durumda olan davacıların bu davranışı nedeniyle kesileceği ve bu sebeple tazminat koşullarının oluşmayacağı, her ne kadar davacılardan ....'in hissesi şerhten önce elden çıkmış ise de bu hissenin satış yoluyla değil, mahkeme hükmü yoluyla elden çıkması nedeniyle, zarara uğramış olmasının mümkün olmadığı,

yine kamulaştırma yoluyla hisselerini elden çıkaran davacılar bakımından yapılan değerlendirmede de sözü geçen şerhten kaynaklı olarak taşınmazın gerçek yüzölçümünün, gerek hissesi kamulaştırılan davacılar ve gerekse kamulaştırma idaresi tarafından bilindiği, kamulaştırma işlemlerinin buna rağmen kamulaştırma idaresi tarafından eksik yüzölçüm üzerinden yapılmış olması halinde, bundan doğan zararın, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklı bir zarar olmadığı,

zira kamulaştırma işlemi kapsamında yapılan hatalı bir işlemin kamulaştırma prosedürü içerisinde halledilmesi gerektiği, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinde öngörülen tazminat sorumluluğunu ilgilendirilen bir yanının bulunmadığı,

bir an için anılan şerhin tazminat koşullarına bir etkisinin olmadığı kabul edilse dahi taşınmazda eksik yüzölçüm miktarı üzerinden satın alınan hisselerin aynı şekilde elden çıkarılması durumunda sicilin tutulmasından kaynaklı herhangi bir zararın varlığından bahsedilemeyeceği, zira satın alma yoluyla edinilip aynı yolla veyahut kamulaştırma yoluyla aynı miktardaki hissenin elden çıkarılması sonrasında mal varlığında bir azalmanın meydana gelmediği,

giderek bir zararın husule geldiğinden bahsedilemeyeceği nazara alındığında mahkeme kararında yazılı gerekçelerle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/819, K. 2025/11864, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/819
Karar No
2025/11864
Tarih
24 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/819 K.2025/4276
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/819 K.2025/7640
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/820 K.2025/4462
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/820 K.2025/7565
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/820 K.2025/5555
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/821 K.2025/11738

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.