İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/8880 K.2026/4636

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2025/8880Karar2026/4636Tarih12 Mart 2026Okuma6 dk · 1.220 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2025/8880 E., 2026/4636 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2026
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/153 Esas, 2025/596 Karar
Karar
Yeniden esas hakkında verilen karar
İlk derece mahkemesi
Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/231 Esas, 2023/436 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.220 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., .... Mahallesi 42 62... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “Hastahane Alanında” kaldığını, kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesi ile özetle;davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek bedelinin tespiti için yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin bilgisi dışında sağlık alanı olarak belirlenen dava konusu taşınmaza ihtiyaçları bulunmadığı tespit edilmiş olup taşınmazın sağlık alanından çıkarılması için müvekkili idarenin üzerine düşenleri yaptığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, yapılan keşif ve hükme esas bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bir kısmı üzerinde şahıslar tarafından yapılmış baraka tipi yapı ve bir kısmı üzerinde tarla kullanımı olduğu tespit edilmiş olup üçüncü kişiler tarafından el atıldığı tespit edildiği hâlde bu bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkili idare harçtan muaf olup bu yönde hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu Bursa ili, ..., ...

Mahallesi 42 62... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde hastane alanında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince taşınmaza fiilen el atıldığı kabul edilip sağlık alanında kalan taşınmazdan sorumlu idarenin davalı ... olduğu kabul edilerek taşınmazın bedeline hükmedildiği anlaşılmış olup 7181 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesinin bir çok fıkrasının yürürlükten kaldırıldığı, 18/9 maddesi uyarınca "Belediye veya valiliğin, parselasyon planlarını imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içerisinde yapması ve onaylaması esastır.

Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur." hükmü ile kanun koyucu, imar planlarının kesinleşmesinden itibaren beş yıl içerisinde parselasyon planlarının yapılmasını şart koşarak, bu esasa aykırılıktan kaynaklanan her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden de imar planlarını yapan idarenin sorumlu olacağını düzenlediği, yeni yasal düzenlemede parselasyon planlarının, imar planının kesinleşmesinden itibaren beş içerisinde yapılmasına ilişkin bir süre öngörüldüğü,

bahsedilen beş yıllık sürenin her plan değişikliğinde yeniden işlemeye başlayacağı, parselasyon planı yapılması halinde düzenleme ortaklık payları kesilerek sosyal donatı alanlarının karşılanacağı, parselasyonla düzenleme ortaklık payı kesintisini aşan durumlardan doğan zararlar veya parselasyondan kaçınılarak sosyal donatı (veyahut kamu hizmet alanları) alanı olarak belirlenen taşınmazlar üzerinde bulunan mevcut kısıtlılık nedeniyle taşınmaz maliklerinin ayni haklarını kullanamamalarından doğan zararlardan kural olarak imar planını yapan idarelerin sorumlu olacağı,

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bir takım kararlarında imar planı öncesi kamu idarelerinin belediyelerden yer tahsisi talep edip etmediğinin araştırılması istenmiş olup imar planları öncesi kamu idarelerinin uhdelerine bırakılan kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi için ilgili belediyeden veya valilikten taşınmaz tahsisi talep edip buna göre bir imar planı yapılmışsa, parselasyonun beş yıllık sürede yapılmamasından doğan sorumluluğun tahsis talebinde bulunan ilgili kamu kurum/ kuruluşuna ait olacağı, ancak herhangi bir tahsis talebi olmasa bile,

ilgili kamu kurum/ kuruluşu eğer parselasyon yapılmayan taşınmaza kamu hizmeti için ihtiyaç duyduğunu doğrudan veya dolaylı olarak belirtmişse artık bu durumda da kamulaştırma dahil tüm kısıtlılık halinden ilgili kamu idaresinin sorumlu olacağını, kamu hizmeti ve işi yapmak zorunluluğu bulunan idare, imar planında kendi işi ve hizmeti için ayrılan bir taşınmaza ihtiyaç duyduğunu bildiriyorsa bu andan itibaren İmar Kanunu 18/9'dan kaynaklanan sorumluluğu da kabul etmiş sayılması gerektiğini, somut olayda dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık alanında kaldığı,

davalı ... tarafından verilen cevaplarda taşınmazın sağlık alanı olarak tahsisine ilişkin bir taleplerinin olmadığı, ilgili belediyece bu taşınmazın sağlık alanı olarak resen imar planına alındığı, Bakanlığın görüşünün alınmadığı, davalı bakanlıkça bu taşınmazın sağlık alanından çıkartılmasına ilişkin hem Bursa Büyükşehir Belediyesine hem de Nilüfer Belediyesine başvurularda bulunulduğu anlaşılmakla, taşınmazın yüzölçümü de dikkate alındığında sorumlu idare dava dışı Nilüfer Belediyesi olduğu halde Sağlık Bakanlığı kabul edilmesi doğru görülmemiş ve davalı ...

Bakanlığının bu husustaki istinaf talebinin kabulüne karar verilerek belirtilen yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin yeniden hüküm kurulduğu, ancak dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde sağlık alanı içerisinde kalması nedeniyle davacı tarafça davanın Sağlık Bakanlığına yöneltildiği,

dava tarihi itibarıyla uygulama imar planında sağlık tesisi alanında kalan taşınmazdan sorumlu idarenin, Sağlık Bakanlığının tahsis ve ihtiyaç talebinin bulunmaması nedeniyle Nilüfer Belediyesi olduğunu davacının öngörebilecek ve bilebilecek durumda olmadığı, bu nedenle Sağlık Bakanlığına karşı dava açılmasında davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi nedeniyle davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili idare lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Buna karşın; kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede, 3194 sayılı Kanun’un 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.

4. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı'nda “Hastane Alanı” olarak ayrıldığı ve 2001 yılında yapılan uygulama sonucunda 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi uyarınca taşınmazdan %35 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği anlaşılmıştır.

5. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığına ait olduğu gözetilerek kamu düzeni uyarınca husumet doğru tarafa yöneltilip işin esasına girilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kamu düzeni uyarınca, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8880, K. 2026/4636, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8880
Karar No
2026/4636
Tarih
12 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8885 K.2026/1476
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8887 K.2026/1483
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8898 K.2026/1662
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8908 K.2026/1692
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8915 K.2026/1629
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8916 K.2026/1693

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.