KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/9200 E., 2026/4638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2405 Esas, 2025/785 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/120 Esas, 2022/383 Karar
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... davalı ... ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idareler vekillerinin istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 16.05.2025 tarihli dilekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden tavzihine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 23.05.2025 tarihli ek karar ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davadan feragat etmeleri üzerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince sehven kesin olarak karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde; "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü düzenlenmiş olup, bu hüküm uyarınca vekâlet ücretine ilişkin tavzih talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.
Tavzih talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9200, K. 2026/4638, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama