KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/925 E., 2025/11548 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/365 Esas, 2023/452 Karar
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazdan davalı idarece yüksek gerilim hattı geçirildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.06.2014 tarihli ve 2012/190 Esas, 2014/302 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 04.06.2014 tarihli ve 2012/190 Esas, 2014/302 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ve somut emsal olarak incelenen Telatiye Köyü 113 ada 4 parsel sayılı taşınmazların imar uygulaması yapılmamış kadastro parseli niteliğinde olduğu, her iki taşınmazın da imar uygulaması görmediği,
bu nedenle düzenleme ortaklık payına denk düşen miktarda bir indirim veya ekleme yapılması gerekmediğinden belediye yazılarıyla çelişir şekilde,dava konusu taşınmazın imar parseli, emsal alınan taşınmazın ise kadastro parseli olduğu gerekçesi ile emsalin belirlenen m² bedeline % 40 düzenleme ortaklık payı ilave eden rapora göre hüküm kurulması ve yasal düzenleme ve temyize gelen davalının sıfatı dikkate alınarak mahkemece nispi harç yerine maktu harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2015/466 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.07.2020 tarihli ve 2015/466 Esas, 2020/146 Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki ... ili, ..., ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediğini belirterek bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın yüzölçümü,
geometrik durumu ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alınarak taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü oranının %0,7 olarak tespit edilip bedele yansıtılarak hesaplama yapıldığı ve bu hususun bozma kapsamı dışında kaldığı anlaşıldığı hâlde bozma sonrası hükme esas ek bilirkişi raporunda %3,7 olarak tespit edilmek suretiyle davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla irtifak bedeli tespiti ve davacı ...’ın 29.10.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla,
gerekçeli karar başlığında muris yerine mirasçıların adlarının yazılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesinleşen Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/134 Esas, 2011/540 Karar sayılı dava dosyamızdaki %0,7 değer düşüklüğünün işbu dosyamıza uygulanması kanuna aykırı olduğunu, el atma bedelinin 211.028,65.TL olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece her ne kadar bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma öncesi hükme esas alınan 06.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın m² değerinin 388,63 TL tespit edildiği ve m² değeri bozma konusu yapılmadığı halde son karara hükme esas alınan raporda m² değerinin 275,00 TL üzerinden hesaplama yapılması doğru olmadığından, m² değerinin 388,63 TL esas alınması suretiyle % 0,7 oranında değer düşüklüğü oranı üzerinden kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/925, K. 2025/11548, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama