KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/10094 E., 2010/3157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkumiyetin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Sanığın, konutun çelik kapısını aletle zorlamak suretiyle açıp içeri girerek hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılmasına göre, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b. maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1 ve 116/1. maddelerindeki mala zarar vermek ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlardan değerlendirme yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün,
önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, her iki yasaya göre eylemine uyan ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde uygulama yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa saptanarak uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulmuş ise de.
765 sayılı Yasaya göre eyleminin, 493/1, 522/1. maddelerine uyduğu ve üç yıldan fazla hapis cezası vermek gerektiğinin anlaşılması ve verilen cezanın süresine göre, 5237 sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün lehe olduğu kabul edilip, sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunduğundan, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/10094, K. 2010/3157, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama