KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/14166 E., 2010/5769 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma ve hırsızlık
- Hüküm
- Kısmen Beraat - Kısmen Mahkumiyet
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Her ne kadar sanıklar savunmanının hazır bulunmadığı oturumda hüküm kurulmuş ise de; sanıklar savunmanının karar oturumunda mazereti nedeniyle hazır bulunamayacağından oturumun ertelenmesine ilişkin isteminin bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.12.2006 gün ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; tebliğnamedeki (2-b) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar ... ve ...'ın aşamalardaki suçlamayı kabul ettikleri yönünde savunmaları, sanık ...'nin Cumhuriyet Savcılığında, sanıklar ... ve ...'i tanımadığını, sanık ...'un arkadaşı olduğunu savunmasına karşın, sonraki aşamalarda, sanık ...'u tanımadığını, diğer iki sanığın arkadaşı olduğunu bildirmesi, sanık ...'un aşamalarda; ... İlçesi'nde taksicilik yaptığını ve Şile İlçesi'ni bilmediğini savunduğu ancak tanık ...'ın, suç konusu ... plakalı aracın suç tarihinden önceki tarihlerde de suçun işlendiği bölgede sürekli olarak gece 2 ila 5
saatleri arasında dolaştığını gördüğünü belirtmesi, Olay Tespit Suçüstü Yakalama ve Tespit Tutanağı ile anılan tutanak içeriğini doğrulayan polis memurları ... ile ...'un ifadelerine göre; sanıklar ... ve ...'nin, diğer sanıklar ... ve ... ile önceden aldıkları karar doğrultusunda yaptıkları plan ve işbölümü gereğince, birlikte sanık ...'un sevk ve idaresindeki aracı, yakınana ait işyerinin yüz metre ilerisine park ettikleri, sanıklar ... ve ...'nin çalışır durumdaki araçta bekledikleri, diğer iki sanığın ise suç konusu işyerinin kapı kilidini kırıp içerisinden suç konusu malları çaldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar ... ve ...'nin suça doğrudan katıldıkları gözetilmeden, yerinde ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı biçimde beraatlarına karar verilmesi,
2-Sanık ...'in yakınana ait işyerinden çaldığı eşyalarla dışarı çıktığında, polis memuru ...'nun dur ihtarında bulunması üzerine elindeki koliyi yere atarak kaçmaya başladığı, kovalamaca sonucu adı geçen polis memuru tarafından sıkıştırıldığında, elindeki bıçağı anılan polis memurunun karnına dayayarak seni öldürürüm dediğinin anlaşılması karşısında; hakkında dolaylı yağma suçunu düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 495/2. maddesi aracılığıyla 497/1 maddesiyle uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasanın 492/1. maddesiyle uygulama yapılması,
3-Suç konusu işyerinin giriş kapısının sert bir cisimle zorlanarak açılıp hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; yerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılıp kilidin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapılıp yapılmadığı belirlenip sonucuna göre 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, kilidin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapılmadığına dair kanıtlar karar yerinde gösterilmeden, yazılı biçimde aynı Yasanın 492/1. maddesi ile hüküm kurulması,
4-Sanıklar ... ve ...'un suç yerini görecek biçimde taksi içinde bekledikleri duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlendikten sonra sanıklar ..., ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 492. (suç konusu işyerinin kapı kilidinin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı belirlenirse 493.) maddesinin (son) fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilip tartışılmaması,
5-Sanıklar ... ve ...'nin suç konusu işyerinin 100 metre ilerisinde taksi içinde bekledikleri, sanıklar ... ve ...'ın, yakınana ait işyerinden aldıkları iki adet koli ile dışarı çıktıklarında, daha önce durumlarından kuşkulanan polis memurları tarafından yakalanmak istediklerinde, ellerindeki kolileri attıkları ve kovalamaca sonucu yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemin tam kalkışma aşamasında kaldığı gözetilip hükmolunan cezalardan 765 sayılı TCK.nun 62. maddesiyle indirim yapılması gerektiği düşünülmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle eylemin tamamlandığı belirtilerek yazılı biçimde karar verilmesi,
6-Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin 01/09/2003 tarihinde yerine getirilen 07/11/2002 gün ve 226-230 sayılı kararı ile nitelikli mala zarar verme suçundan tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, sanık ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/1-3. maddesinin uygulanmaması,
7-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
8-5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1, (suç konusu işyerinin kapı kilidinin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı belirlenirse 493/1), (suçun sanıklar ... ve ...'nin suç yerini görecek biçimde taksi içinde bekledikleri belirlenirse)-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin yakınana ait işyerinin kapı kilidinin gece 3 sıralarında zorlanıp açılarak içine girilip işlendiği ve yakınmanın devam ettiği dikkate alındığında, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerindeki geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi,
9-Sanıklar ..., ... ve ...'un eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1 (suç konusu işyerinin kapı kilidinin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı, suçun sanıklar ... ve ...'nin suç yerini görecek biçimde taksi içinde bekledikleri belirlenirse 493/1) son, 62. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2,53.
116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; suç konusu işyerinin kapı kilidinin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı, suçun sanıklar ... ve ...'nin suç yerini görecek biçimde taksi içinde beklediklerinin belirlenip hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 73/8. maddesi ile 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması halinde 5237 sayılı Yasanın, suç konusu işyerinin kapı kilidinin sağlam maddeden dayanıklı biçimde yapıldığı,
suçun sanıklar ... ve ...'nin suç yerini görecek biçimde taksi içinde beklediklerinin belirlenmemesi ya da uzlaşma hükümlerinin gerçekleşememesi durumunda 765 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanıklar lehine olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
10-Sanık ...'in eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 495/2. maddesi aracılığıyla 497/1, 81/1-3, 31, 33. maddelerine göre, dolaylı yağma suçunun düzenlenmediği 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1 -b, 143/1, 35/2, 53; 116/2-4, 119/1 -c, 53, 5271 sayılı CMK.nun 253, 254.; 151/1, 53, 5271 sayılı CMK.nun 253, 254.; 265/1-4. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanık lehine olduğunun gözetilmesi gerekliliği,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/14166, K. 2010/5769, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama