KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/16893 E., 2010/105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Gece sayılan zamanda, sanık ... ve arkadaşının, kamuya ait aracın sağlam ve dayanıklı benzin depo kapağını kırmak suretiyle içerisindeki akaryakıtı hırsızladıklarının anlaşılması karşısında; eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522, 55/3, 59, 647 sayılı Yasanın 4. ve 6. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-a, 143/1, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2; 151/, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleriyle anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5395 sayılı yasanın 24. maddesindeki uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 sayılı Yasa hükümlerinin; aksi takdirde 765 sayılı Yasa uyarınca kurulan önceki hükmün, sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
2-5395 sayılı yasanın 23. maddesinin sanık ... hakkında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 6.05.2003 günlü, 2002/104-2003/71 sayılı hükümlülük kararının sanık ...’e usulünce tebliğ edildiği ve temyiz edilmeksizin adı geçen sanık yönünden kesinleştiği, anılan karar sanık ... savunmanının yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.10.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulduğu ve bozmadan “hükmü temyiz etmeyen sanık ...’in de yararlandırılmasına” karar verildiği, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak,
bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen ...’i de yararlandırdığı ve 07.03.2006 günlü hükmü kurduğu anlaşılmış ise de.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını önlemek ve kararlar arasında çatışmayı önlemek olduğu, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı,
sanık ... hakkında verilen 06.05.2003 günlü, 2002/104-2003/71 sayılı hükümlülük kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasında ki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip,
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca adı geçen hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözardı edilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/16893, K. 2010/105, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama