KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/18628 E., 2010/101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8/2/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nun 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3. maddesi ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317-319 sayılı kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda sanıklar için zorunlu savunman atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılanan sanıklarla sınırlandırıldığı ve yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı gözetildiğinde; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, 765 sayılı Yasa uyarınca verilecek ceza belirlenip gösterilmeden, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, hırsızlık suçunu işlemek için, gündüzleyin saat 10:30 sıralarında yakınana ait dairenin kapısını omzu ile birkaç kez zorladığı; ancak kıramadığı, yakınmanın da sürdüğünün anlaşılması karşısında; eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 116/1. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma, suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda değerlendirme yapılmaması,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 61, 522/1. (pek hafif) maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 53; 116/1, 53. (5271 sayılı CMK.nun 253, 254.); maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmemesi,
4-Kabule ve uygulamaya göre de;
Kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında aynı Yasanın 53. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/18628, K. 2010/101, 19 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama