KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/20770 E., 2010/13738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hırsızlığın, yakınana ait aracın kapı kilidinin kırılması suretiyle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması,
2- 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi
gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca verilecek ceza gösterilmeden, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, suç konusu aracın kapısını kırarak hırsızlık suçunu işlediği ve yakınmanın da sürdüğünün anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğu düşünülerek bu suçtan da hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 61, 522 (pek aşırı) maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 35, 53; 151/1, 53 (5271 sayılı CMK.nun 253, 254.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; sanık yararına olan Yasa hükümlerinin uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Kabule ve uygulamaya göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/20770, K. 2010/13738, 16 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama