KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/21668 E., 2010/14292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Sahte belge düzenlemek, Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sahte belge düzenlemek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Av. ...’ın, sanık savunmanı olmasına karşın, katılan vekili sıfatıyla düzenlediği 30.12.2005 günlü süre tutum dilekçesiyle, suç ismi belirtmeksizin beraat kararını temyiz ettiği ve sanığın da yalnızca sahte belge düzenlemek suçundan beraat ettiğinin anlaşılması karşısında; temyiz isteminin anılan suça yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde sanığın hukuki yararının bulunmaması nedeniyle, savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE;
Hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
23.12.2005 günlü hükmün sonunda yer alan yasa yoluyla ilgili bölümde; yasa yoluna başvuru süresinin ne zaman başlayacağına ilişkin “tefhim ve tebliğinden itibaren” biçimindeki açıklamanın, kimin için tefhim, kimin için de tebliğ tarihinden sonra sürenin başlayacağı hususunda bir açıklık içermemesi nedeniyle yanıltıcı nitelikte olduğu ve geçerli bir tebliğe bağlanan sonuçları doğurup, sürenin başlamasını sağlamayacağı; sanık savunmanının 26.1.2006 günlü hırsızlık suçuna yönelik temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilip;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığın, üzerine doğru gelmekte olan yakınan ve eşini fark edince, kolayca kaçmasına engel olacak nitelikteki dizüstü bilgisayarı bırakmasında, isteyerek iade koşulları oluşmadığından tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş; 5237 sayılı Yasaya göre, hırsızlığın yanı sıra konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylem nedeniyle verilmesi gerekli sonuç ceza gösterilmeden, soyut olarak 765 sayılı TCY.nın lehe olduğunun kabul edilmesi, her iki yasanın ayrı ayrı uygulanması sonucu, anılan yasanın açıkça sanık yararına olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/21668, K. 2010/14292, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama