KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/6805 E., 2010/2712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
2- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. Maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın 5237 sayılı Yasaya göre de suç oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
4- Sanık ve suç arkadaşının, geceleyin yakınana ait işyerinin sağlam ve muhkem kepenk kilidini sert bir cisimle kırdıktan sonra içeri girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, eylemine uyan 765 sayılı yasanın 493/1, 522. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren aynı suça uyan 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143/1. 116/2-4, 119/1-c.
151/1. maddeleriyle 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 253 ve 254. maddelerinde yazılı uzlaşma hükümlerinin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, uzlaşma hükümlerinin uygulanması durumunda 5237 sayılı Yasa hükümlerinin; aksi takdirde ise 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/6805, K. 2010/2712, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama