KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2006/7264 E., 2010/4158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Etkili eylem, saldırgan sarhoşluk
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 19/12/2005 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle aşvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçu nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında sanığın baba isminin nüfus kaydına uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 572/1. maddesindeki saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/5 ve 104/2. maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımına bağlı olup, suç tarihinden inceleme tarihine kadar anılan sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçu nedeniyle açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B- Sanık hakkında bıçakla etkili eylem suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz istemine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Mağdur ... ile tanıklar ... ve ...’ın olayın hemen akabinde kolluk görevlilerince alınan ilk ifadeleri, bu ifadeyi doğrulayan doktor raporları, kolluk görevlilerince olay yerinde tutulan tutanaklar ve tüm dosya içeriği karşısında, olay günü adı geçen mağdur ve tanıkların geceleyin 23.00 sıralarında yaya olarak evlerine gittikleri sırada, alkollü oldukları doktor raporları ile de doğrulanan sanık ... ile haklarında beraat kararları verilen diğer sanıkların toplam 4 kişi olarak,
yakınan ve yanında bulunan tanıkların önüne geçip yakınandan sigara ve para istedikleri, olumsuz cevap almaları üzerine de sanık ...’nin yakınanı alınan doktor raporuna göre bıçakla “sağ femur lateral proximal” bölgesinden 7 gün iş ve güçten kalacak şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunanların müdahalesi üzerine kaçtıkları, sanıkların aşamalardaki savunmalarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, dosyadaki kanıtlarla da uyumlu olmadığı,
mağdur ve anılan tanıkların sanıklara iftira atması için herhangi bir sebepleri olmağı gözetilmeden, sanık ...’nin silahla yağmaya kalkışma suçundan cezalandırılması yerine, mağdur ve tanıkların sanıkları cezadan kurtarmaya yönelik sonradan değiştirdikleri beyanlarına itibar edilerek, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 497/2, 61, 31, 33; 456/4, 457/1, 457/2. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan mağdur hakkında rapordaki yaralanma ve iş ve güçten kalma süresi ile 149/2. maddesindeki düzenleme de dikkate alınarak 149/1-a,c,h, 35/2, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/7264, K. 2010/4158, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama