KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/10404 E., 2010/1684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık ve görevli memura direnme
- Hüküm
- Hırsızlık suçundan mahkumiyetine, diğer suçtan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 12.3.2007 günlü görevsizlik kararı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nun 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile değişik 150/3 ve 26.12.2006 tarihli Ceza Genel Kurulu’nun 2006/8-317 E. ve 2006/319 sayılı Kararına göre, daha önce üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda zorunlu müdafi atanması öngörülmüş iken, değişiklikten sonra bu zorunluluk alt sınırı 5 yıl ve daha fazla ceza gerektiren suçlardan yargılananlarla sınırlandırıldığı ve yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı nazara alındığında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait kapalı kasa kamyonun kapısının asma kilitleri kırılıp kapı açılarak içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; yakınanın şikayetçi olması da gözetildiğinde eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilerek, mala zarar verme suçu yönünden 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-) Suç tarihinde güneşin saat 05:36’da doğduğu, yakınan anlatımlarına göre, eylemin saat 04:15’te gerçekleştiği ve hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nun 6/1-e maddesi tanımlamasında gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, aynı yasanın 143/1. maddesi ile uygulama yapılmaması,
3-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522/1, 81/2-3. maddeleriyle hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1; 151/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddeleri ışığında; lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) 765 sayılı TCY'nın 260. maddesindeki görevli memura pasif direnme suçunun 5237 sayılı Yasada suç olarak düzenlenmemesi nedeniyle bu suçtan hükümlünün beraati yerine yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/10404, K. 2010/1684, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama