KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/11604 E., 2011/40154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
Kapıları kilitlenerek park halinde sokağa bırakılan otomobilden, oto teybi çalma şeklinde gerçekleşen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 141/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanaklan içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazlan yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nm 35/2 maddesiyle 1/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 10 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi,
c-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fikralarında “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir “ denmiştir.
Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir.
Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince’ mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
d-TCK’nın 53. maddesinin 2. fikrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fikrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fikrasından TCK’nın 35/2.maddesinin uygulanmasıyla ilgili bölüm çıkartılarak yerine “TCK’nın 35/2 maddesi gereğince 1/4indirim yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına cümlesi, hükmün denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilen bölümünden “2 yıl süre ile” ibaresi, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fikrası uyannca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fikrasında öngörülen haklan kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fikrası uyannca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak, suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemede:
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/11604, K. 2011/40154, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama