Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2003 gün, 2003/501-996 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 21.12.2005 günlü ilamında “Sanık ... savunmanının temyiz isteğinin süresinden sonra yapılması nedeniyle CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddine, sanık ... ... hakkındaki hükmün incelenmesinde,
5328 sayılı Kanun geçici 1. maddesi gereğince 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanun Yürürlük ve Uygulanması şekli hakkında kanun 5349 Sayılı kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın CMUK’nın 325. maddesi uyarınca temyiz isteği reddedilen diğer sanık ... için de geçerli sayılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp,
bozma ilamından temyiz isteği reddedilen sanık ... de yararlandırılarak 11.12.2006 günlü kararın verildiği Mahkemenin bu hükmü sanıklar ..., ... savunmanı tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği görülmüştür.
Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için
./..
-2-
genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.
Hal böyle olunca,
Sanık ... için hırsızlık suçundan kurulan 30.10.2003 tarihli hüküm temyiz talebinin reddi ile kesinleştiğinden ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11.12.2006 gün ve 2006/531 esas, 2006/1084 sayılı kararı ile kurulan hükmü temyiz etme olanağı bulunmadığından, sanık savunmanının bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,