KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/14836 E., 2010/4366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma, konut dokunulmazlığını bozma, yaralama, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak
- Hüküm
- Kısmen mahkumiyet, kısmen uyarlamaya yer olmadığına
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlü ... hakkında "Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlünün, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak, mahsubun, 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi yerine 765 sayılı TCK.nun 40. maddesi olarak yanlış gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım yanlışı kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Hükümlüler ... ve ... hakkında "Yağma", "Konut Dokunulmazlığını Bozma", hükümlü ... hakkında "Kasten Yaralama" suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlülerin, suç ortakları ... ile birlikte, yakınana ait eve girdikleri, hükümlü ...'ın yakınanı, bıçakla, yaşamını tehlikeye düşürmeyecek, 7 gün iş ve gücünden kalacak biçimde yaralayıp 23 milvon lirasını yağmaladıklarının anlaşılması karşısında.
5237 sayılı TCK.nun 149.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendine göre; yağma suçunun konutta işlenmesinin, bu suçun nitelikli halini oluşturduğu, anılan Yasa maddesinin 2. fıkrasında ise, "Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun netice sebebiyle ağırlaşmış hallerin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır" şeklinde düzenlemeye yer verildiği; hükümlü ...'ın yaralama eyleminin, aynı Yasanın 87. maddesinde tanımlanan, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu kapsamında olmadığı,
konut dokunulmazlığını bozma ve kasten yaralama eylemlerinin yağma suçunun öğesi olduğu eylemin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetılmeden, hükümlüler hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve hükümlü ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden 765 sayılı TCK.nun lehe olduğu kabul edilip uyarlama talebinin reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Hükümlü ...'nın, diğer iki hükümlü ... ve ... ile önceden verdikleri karar doğrultusunda, yaptıkları plan ve işbölümü gereği suça doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; kazanılmış hak ilkesine yanlış anlamlar verilerek 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi yerine 39. maddesiyle hüküm kurulması,
3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine aykırı olarak, mahsup maddesinin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi yerine 765 sayılı TCK.nun 40. maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/14836, K. 2010/4366, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama