KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/15488 E., 2010/1750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip.
765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip;
belirlenemeyen bir saatte, yakınana ait konutun sağlam nitelikteki kapı kilidini kırarak içeriden normal sınırları içinde kalan elektronik eşya ve ziynet eşyası çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b. maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1 ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan ceza verilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, anılan Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından.
5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunmaması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/15488, K. 2010/1750, 24 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama