KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/1596 E., 2010/748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Yakınana ait minibüsü çalmak için bir gün öncesinden kapı kilit göbeğini yerinden çıkartıp buna göre kontak anahtarını yaptıran ancak aracı çalamadan yakalanan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY.nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınana ait minibüsü çalmak için bir gün öncesinden kapı kilit göbeğini yerinden çıkartıp buna göre kontak anahtarını yaptıran ancak aracı çalamadan yakalanan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY.nın 142/2-d maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde eksik cezaya hükmolunması;
2-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/2, 62, 522/1, maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 35/2. maddelerinde öngörülen cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında uygulama yapılarak sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi gerekliliği;
3-Doğru uygulama sonucu belirlenecek sonuç cezaya göre hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu;
4-Kabule göre sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/1596, K. 2010/748, 27 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama