KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/1615 E., 2010/5139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlüler ... ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümlüler ... ... ve ... hakkında kurulan Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2004 ve 2004/118 – 2004/139 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ... ve ...’ın da tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... ... ve ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlüler yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
geceleyin yakınana ait işyerinin camını kırarak içeriden eşya çalan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip hükmün gerekçesinde bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, 765 ve 5237 sayılı Yasalar uyarınca ayrı ayrı uygulama yapıldığında, 765 sayılı TCY uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/1615, K. 2010/5139, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama