KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/17882 E., 2010/14052 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
1- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesindeki suçların öğelerinin farklı olduğu, olay günü geceleyin saat 04.00 sıralarında yakınanın iş yerinin sağlam ve muhkem olmayan camını kırıp içeri girmek suretiyle hırsızlığa kalkışan hükümlünün eyleminin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4. maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozma ve aynı yasanın 151/1.maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/1, 61, 59. 81. maddeleriyle, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 35,62, 53, 116/1-4, 62, 53, 151/1, (53) maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kurulan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
4- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlığa kalkışma, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önce 5271 sayılı CMK’nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ile bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5) Mahkumiyetin sonucu olarak Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmaması,
6- 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/17882, K. 2010/14052, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama