KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/18137 E., 2010/2660 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/2. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunun 765 sayılı TCK’nun 102/4.maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımına tabi oluşu ve suçun işlendiği 01.03.2001 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar aynı Yasanın 104/2.maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar hakkında önceden verilmiş olan 15.10.2002 gün ve 264 - 209 sayılı hüküm sanık ... tarafından temyiz olunmaksızın kesinleştiği, sanık ... yönünden ise anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.6.2005 günlü kararı ile, 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması için diğer yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, bozmadan, “hükmü temyiz etmeyen sanık ...’in de yararlandırılmasına” denilerek bozulmasınakarar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen diğer sanık da yararlandırılarak 9.2.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacının, aynı konumda olan sanıkların farklı ceza almalarını ve kararlar arasında çatışmayı önlemek olduğu bu nedenle, hükmün, diğer yönleri incelenmeden bozulmasından, hükmü temyiz etmeyen sanıkların yararlanma olanağı bulunmadığı gibi somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığının anlaşılması karşısında.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, sanık ... yönünden genel hükümlere göre sürmekte olan dava ile adı geçen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması davalarının farklı hükümlere tabi olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... yönünden ayırma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/18137, K. 2010/2660, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama