KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/18806 E., 2010/15130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sonraki Yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesinin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
hükümlünün suç tarihinde arkadaşları ile birlikte yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı asma kilidini kırmak suretiyle gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143 maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c.
151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden CMK.nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/18806, K. 2010/15130, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama