Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yakınan Nevzat Cinpolat'ın, işyerine girilmek suretiyle 10 TL para ve suça konu motosikletin çalındığını ileri sürmüş olması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 141/1. maddesi kapsamında kaldığının kabulu ve sanığın, ihbar üzerine gelen kollukça yapılan çalışmalar sonucu, kesintisiz takip olmadan başka bir sokakta yakalandığının anlaşılmasına göre, eylemin tamamlandığı düşünülmeden, kalkışma aşamasında kaldığının kabul edilmesi,
eylemlerinin saat 05:25 sıralarında gerçekleştiği, anılan tarihte güneşin saat 06:51’de doğduğu ve suçun 5237 sayılı Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, aynı yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması, Adli sicil kaydına göre, Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/618 esas ve 2001/1063 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nun temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.