KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/23475 E., 2010/5262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hırsızlık, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını bozmak
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suçun gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK.nun 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Yasanın 116/2. maddesiyle uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yerine getirilmeyen, 14/03/2006 tarihinde kesinleşen, 28/12/2005 gün ve 2005/391-1237 sayılı hükümlülüğü nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK.nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra aynı Yasanın 58/7. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infazda duraksama oluşturacak biçimde, anılan Yasa maddesinin infaz aşamasında uygulanması için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmesi,
2- Sanığın, TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53, 58. maddelerin uygulanmasına" bölümü çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/23475, K. 2010/5262, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama