KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/2417 E., 2011/2448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12.06.2004 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükme esas alınan keşfe, bilirkişi raporuna ve mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, yakınana ait konutun balkonuna kişisel çeviklik göstererek tırmanmak suretiyle çıkıp, açık duran balkon kapısından içeri girilmek suretiyle işlenen hırsızlık suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 142.maddesinin 1-b. fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden; sadece kişilerin üzerindeki eşyanın çalınması sırasında gösterilmesi gereken ve aynı yasa maddesinin 2-b. fıkra ve bendinde suçun yasal unsuru olarak kabul edilen “özel beceri” tanımına yanlış anlam verilerek yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Hırsızlık yapmak için gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde yakınana ait evin önüne gelen sanıklardan ... ve ... gözcülük yaparken, sanık ...'in balkona şahsi çeviklikle tırmanıp açık kapıdan içeri girdiği ve içerde bulduğu bir adet cep telefonu ile 50 Türk Lirasını çalarak, diğer sanıklarla birlikte kaçtığı, durumun polise bildirilmesi üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin 15 dakika kadar sonra çevrede yaptıkları araştırma sırasında, sanıkları görüp kuşku üzerine yanlarına gittiklerinde, sanıkların kaçmaya başladıkları ve kovalamaca sonucunda yakalandıklarının anlaşılması karşısında;
suçun işlendiği an ile yakalanma anı arasında takipte kesinti oluştuğu ve bu nedenle hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek cezalardan indirim yapılması,
3- Suçun yakınana ait konutun içerine girilerek işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanıkların eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 116/1 ve 119/1-c. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda bir değerlendirme yapılmaması,
4- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanıklar yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması,
5- Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522/1(pek hafif), 55/3, 59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 62/1, 116/1, 119/1-c, 31/3, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesinde tanımlanan “uzlaşma” hükmü bakımından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri gereğince, sanıklar yararına olan yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
6- Suçların niteliği, cezaların tür ve sürelerine göre, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi gereğince sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/2417, K. 2011/2448, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama