KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/2872 E., 2010/2324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın Mersin Asliye Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasında verdiği adresine çıkartılan tebliğ belgesinin, 9.10.2006 tarihinde annesinin sanığın Mersin Cezaevinde tutuklu olduğunu bildirmesi üzerine, anılan Cezaevinde bizzat kendisine 8.11.2006 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğ memurunun 9.10.2006 tarihinde ayrıca sanığın adresine Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yaptığı tebliğin geçersiz ve sanığın temyizinin süresinde olduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığın temyiz dilekçesinde, suç tarihinde askerde olduğunu, adresinin belli olup, bu şahısla ilgisinin olmadığını ve tanımadığını, mahkemenin kendisini huzura çağırmadan yargıladığını, 8 aylık cezayı hak etmediğini, 5237 sayılı TCY.ndan yararlanmak istediğini belirtmesine karşılık.
Mersin Cezaevinde başka suçtan tutuklu olan sanığın 26.4.2005 tarihinde Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesine verdiği savunmasında, suçunu kabul edip, suç tarihinde asker kaçağı olduğunu belirtip, adresini doğru olarak bildirdiği; yine Mersin Cezaevinde iken 24.3.2006 tarihinde Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesindeki savunmasında suçunu kabul ettiği, sanığın talimat Mahkemelerinde bildirdiği adresine yapılan tebliğde annesinin, sanığın Mersin Ceza evinde tutuklu olduğunu belirttiği ve sanığın anılan Cezaevinden temyiz dilekçesi verdiği, buna göre suçun kabul edildiği savunmaları yapan kişi ile temyiz dilekçesini veren kişinin aynı kişi olduğu;
ayrıca sanığın temyiz dilekçesindeki imzası ile, ikinci el telefon alım satımı yapan tanık ...’e cep telefonu satarken verdiği kimlik fotokopisinde bulunan imzasının benzer biçimde olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiş;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.4.2004 gün ve 2003/1049 – 2004/363 sayılı ilamının infaz durumu belirlenerek sonucuna göre hakkında 765 sayılı TCY.nın 81/2 ve 522/son maddelerinin uygulanma olanağı araştırılmaması ve sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.na göre hangi suçu oluşturduğu ve verilmesi gerekli ceza miktarı denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 765 sayılı Yasa uyarınca verilen sonuç cezanın açıkça sanık yararına olduğunun anlaşılması ve karşı temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/2872, K. 2010/2324, 10 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama