KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2007/9645 E., 2010/3122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Yağma, Çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak, Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, Yağmalamak, Korku ve panik oluşturacak biçimde işyeri kurşunlamak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak ve yakınan ... ...’e karşı yağma suçları ile sanıklar ... ve ... hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına,
aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Sanıklar ... ve ... hakkında korku ve panik oluşturacak biçimde işyeri kurşunlamak ve sanık ... hakkında çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanıklar ... ve ... hakkında korku ve panik oluşturacak biçimde işyeri kurşunlamak suçunda zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCY.nın sanıklar yararına olduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
20.11.2000 ve öncesi olan suç tarihleri ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen sanıklar ... ve ... için 765 sayılı TCK’nun 264/7; sanık ... için 765 sayılı TCY.nın 314. maddelerinde öngörülen cezaların tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE;
Sanık ... hakkında, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yakınan ... ...’i yaralamak, yakınan ... ...’i yağmalamak, korku ve panik oluşturacak biçimde işyeri kurşunlamak, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık savunmanının temyiz dilekçesinde, hükümden sonra sanığın öldüğünü ileri sürmesi karşısında bu husus araştırılarak sonucuna göre 765 sayılı TCY’nın 96. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/9645, K. 2010/3122, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama