KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/11254 E., 2010/5143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Çocuk Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olağan yasa yolu denetiminden olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için ise, temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde belirtilmiştir.
CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; “…Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar...” olarak sayılmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sakarya Çocuk Mahkemesinin 12.07.2007 tarih ve 2006/22-2007/251 sayılı kararının sanık ... savunmanının yüzüne karşı tefhim edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “…kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık süre içerisinde…temyiz yolu açık olmak üzere…” dendiği, hükme karşı başvurulacak mercii, şekli ve yöntemi açıkça belirtilmediği gibi temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği, böylelikle karar yüze karşı tefhim edildiği halde, temyiz süresinin tebliğden başlayacağı belirtilmek suretiyle kuşku oluşturulduğu,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur.
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturup yapılan tebliği de geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler. Ancak Sakarya Çocuk Mahkemesinin anılan kararında kanun yollarına başvurulacak mercii, şekli, başvuru süresi ve ne zaman başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı için sanık ... savunmanının iradesinin yanıltıldığı, gerekçeli kararın da bu açıklamaları içerir biçimde savunmana yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükmün, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/11254, K. 2010/5143, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama