KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/16806 E., 2010/8133 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hırsızlık suçunu yakınanın su sayaç tamiri yaptığı iş yeri ve depo olarak kullandığı binaya gündüz vakti üç arkadaşıyla birlikte girmek suretiyle işlediğinin anlaşılması karşısında; TCY’nın 116/2, 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın suça doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Yasanın 39. maddesiyle uygulama yapılarak cezasından indirim yapılması,
2- Hazırlık soruşturması sırasında suça konu eşyaların satıldığı hurdacının gösterilmesi suretiyle, bir kısım eşyaların iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında; yakınanın kısmı iadeye ... gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- 5237 sayılı TCY.nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanıklar hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında;
sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi,
4- 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25/1 ve geçici 1/3. maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/16806, K. 2010/8133, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama