KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/17000 E., 2012/7642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, gece sayılan zaman diliminde yakınana ait eve açık olan balkon kapısından girip hırsızlığa kalkışma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında; zamanaşımı içerisinde TCK’nun 116/1-4.maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüş;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesine aykırı olarak anılan Yasanın 143. maddesinin 35. maddesinden sonra uygulanması,
2-5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca
gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,
3- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Uygulamaya göre;
4-5237 sayılı TCY’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında özgürlüğü bağlayıcı cezanın “ 6 ay” yerine “8 ay” biçiminde belirlenmesi suretiyle hesap hatası yapılarak,sonuç itibariyle “3 ay 16 gün” şeklinde fazla cezaya hükmolunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17000, K. 2012/7642, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama