KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/17174 E., 2011/8278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olaydan iki gün sonra kolluk görevlileri tarafından yakalanan hükümlü ...'in kolluk görevlilerine yakınandan yağmaladığı telefonu sattığı işyerini söylediği, suça konu telefonun bu işyerini çalıştıran ve suç eşyasını satın almak suçundan hakkında beraat kararı verilmiş olan ... ...'dan zapt edilerek yakınana iadesinin sağlandığı, telefonun ... ...'a satılmadan önce hasarlı hale getirildiği, teslim alındıktan sonra yakınan tarafından tamir ettirildiğinin belirlenmiş olması karşısında.
5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde “mağdurun zararının giderilmesinin” uygulama koşulu olarak belirtildiği, “satın alan üçüncü kişilerin zararlarının karşılanmasının” etkin pişmanlık müessesesinin uygulama koşulları arasında sayılmadığı anlaşıldığından; somut olayda hükümlünün telefonu sattığı yeri söyleyerek hasarlı olarak yakınana iadeyi sağlamış olması nedeniyle, mağdura bu şekildeki kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi ve anılan Yasa maddesinin 4. fıkrasında tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, hükümlünün koşullu salıverilme süresince “kendisinin alt soyu üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmasına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17174, K. 2011/8278, 13 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama