KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/18312 E., 2012/8485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde ;
5237 sayılı TCK. uygulamasında eylemin birden fazla kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu ve temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile cezadan artırım yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından.
5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “... suçundan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.12.2004 gün ve 2002/462esas 2004/1341 karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ya ilişkin ilk hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca dosyanın yeniden değerlendirme için yerel mahkemeye iadesinden sonra hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/18312, K. 2012/8485, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama