KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/18736 E., 2012/8125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında esas ve karar sayıları belirtilmeksizin, Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2001 tarihinde verilip 2.7.2005 tarihinde kesinleşip 25.1.2005 tarihinde infaz edilen 189 YTL adli para cezasının tekerrür uygulamasına dayanak yapıldığı belirtilmiş ise de, adli sicil kaydında Espiye Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilip anılan tarihler itibariyle kesinleşip infaz edilmiş bir hükümlülüğünün bulunmadığı,
buna karşın adli sicil kaydında yer alıp, bir örneği Espiye Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Mahkemeye gönderilen Yağlıdere Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2001 tarih ve 2000/62 – 2001/6 esas karar sayılı hırsızlık suçundan verilme 2.7.2002 tarihinde kesinleşmiş ve erteli iken 25.1.2005 tarihinde infaz edilmiş 912.600.000 lira para cezası ilamının tekerrüre esas oluşturduğunun gözetilmemesi;
2-5275 sayılı Yasanın 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/7.maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
3-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY.nun 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin cümleler ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin cümle çıkartılıp.
53. maddenin yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi. 58. maddenin yerine de.
“Sanık hakkında hükmolunan cezanın, Yağlıdere Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2001 tarih ve 2000/62 – 2001/6 sayılı ilamı esas alınarak TCY.nın 58/6.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/18736, K. 2012/8125, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama