KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/19528 E., 2012/14756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, 08.12.2005 günlü ve sanığın kendisinden haberdar olmadığı zorunlu savunman ...'in yüzüne karşı verilen hükmü, sanığın kararın kendisine tebliğinden itibaren yasal süresinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek,
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiği ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu,
somut olayda sanığın kilitli bulunan aracın camlarını kırmak suretiyle gerçekleştirdiği otomobil çalma eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması karşı temyiz olmadığından , sanığın eyleminin 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/1-e madesiyle uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/19528, K. 2012/14756, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama