Hükümlü hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 26.09.2005 tarihli kararın 29.10.2005 tarihinde kesinleştiği, diğer hükümlünün temyizi üzerine Dairemizin 27.11.2006 tarihinde bozma kararı vermesinden sonra hükümlünün tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, ikinci hükmün kurulduğu,bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığının anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, hükümlü ... savunmanının konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Hükümlü ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "765 sayılı Yasanın 71. maddesinin uygulanmasına" ilişkin cümlenin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.