KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/21171 E., 2010/1090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2008 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan ...’a yönelik hırsızlık suçundan sanık ...’e yüklenen ve 765 sayılı TCK’nun 491/4. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı yasanın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına bağlı olup, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 1.4.2003 günü ile inceleme tarihi arasında zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan anılan sürenin geçmiş bulunması, yakınan ...
İkinci’ye yönelik hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...’ın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nin 493/1-son, 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 142/1-b, 66/1(e)-2, 67/4, yakınan Bostan Bestami Göktaş’a yönelik hırsızlık suçu bakımından ise sanık ...’in eylemine uyan 765 sayılı TCY’nin 493/1-son, 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nin aynı suça uyan 142/1-b, 66/1(e)-2, 67/4, maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu anılan yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında,
zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve anılan Yasanın 142/1-b maddesine uyan suçun gerektirdiği ceza için 8 yıllık dava zamanaşımı belirlenerek, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin 2/3’ünün geçmesiyle kamu davasının düşeceği öngörüldüğünden 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükmünün verildiği 1.4.2003 günü ile inceleme tarihi arasında zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan anılan sürenin geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21171, K. 2010/1090, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama