KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/21636 E., 2011/49131 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1.maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 2003 yılı ocak ayından inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2003 tarih ve 2003/77-2003/197 sayılı hükümlülük kararının, ... tarafından temyiz edilmeksizin adı geçen sanık yönünden kesinleştiği; anılan kararın suçun diğer sanığı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 23.11.2005 tarih 2004/23957 esas, 2005/16885 sayılı kararı özetle “lehe olan yasanın belirlenmesi ve sanığın
hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan sanık ... için de geçerli sayılmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın da yararlandırılarak 21.02.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da.
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı;
sanık ... hakkında verilen 16.09.2003 tarih ve 2003/77-2003/197 sayılı kararının kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen ve hükümlü konumuna giren sanık ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren diğer sanık ... hakkındaki davanın,
farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü sanık ...’ın dosyasının diğer sanık hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21636, K. 2011/49131, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama