Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
II- Hükümlüler ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında çıkar amaçlı suç örgütü kurmak suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCY.nın 58/9. maddesi uyarınca hükümlüler hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yalnızca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, anılan maddede düzenlenen tekerrür hükmünün; suç işlemek için örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüt adına suç işleme ve yardım etme suçlarından mahkumiyetin doğal bir sonucu olarak uygulanması gerektiği gözetilerek, hükmolunan cezalarının, anılan madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine her zaman karar verilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış;
Dosya içeriğine, karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... ile savunmanlarının ve hükümlüler ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
III-1)Hükümlüler ..., ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan; Hükümlüler ..., ..., ... ve ...’ın yakınan ...’na karşı yağma suçu ile hükümlüler ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ...’a karşı yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1- Hükümlüler ..., ... ve ... haklarında 6136 sayılı Yasaya aykırı davranma suçu ile ilgili uygulamada: Hükümden önce yürürlüğe giren 5083 Sayılı Yasaya, 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3.maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının artıklarının hesaba katılamayacağının ve 5252 sayılı Yasanın 5/1. maddesi uyarınca ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmemesi;
2-Yakınan ...’a karşı yağma suçu, 5237 sayılı TCY.nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a, c, d ve f) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden çok kişiyle, işyerinde ve var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak; yakınan ...’na karşı yağma suçu, aynı maddenin (c, d ve f) bentlerine aykırı biçimde birden çok kişiyle, konutta ve var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak işlendiği halde; yakınan ...’a karşı yağma suçundan kurulan hükümde, anılan maddenin (a, c ve d) bentlerinin, yakınan ...’na karşı yağma suçundan aynı maddenin (c ve d) bentlerinin değerlendirilmeye alınmaması;
3-Yakınanlara karşı yağma suçundan kurulan hükümlerde, temel cezanın dosya içeriğine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine karşın, eylemlerin kalkışma aşamasında kalması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 35/1. maddesi uygulanırken, hiçbir gerekçe gösterilmeden “takdiren” denilmek ve temel cezanın belirlenmesinde kullanılan gerekçeyle çelişki oluşturacak biçimde en üst oranda indirim yapılması;
4-5237 sayılı TCY.nın 58/9. maddesinin suç işlemek için örgüt kurma, yönetme, üye olma, örgüt adına suç işleme ve yardım etme suçlarından mahkumiyetin doğal bir sonucu olarak uygulanması gerektiği gözetilerek, hükmolunan cezaların, anılan madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi;
5- Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ... ve ... ile savunmanlarının ve hükümlüler ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.