KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/25322 E., 2010/8146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hırsızlık suçundan sanık ... ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 168/2, 62/1, 50, 52/2. maddeleri gereğince 6.000 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair KARADENİZ/EREĞLİ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2008 tarihli ve 2008/48 esas, 2008/252 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/10/2008 gün ve 2008/12537/53448 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 19/11/2008 gün ve KYB.2008/230631 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 01/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(5237 sayılı Kanun'un 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde adlî para cezasına hükmedilen sanık hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Sanık ... ... hakkında Mahkemesince verilen 12.05.2008 günlü hüküm, sanığın yüzüne karşı tefhim edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurmadığı; ilkeleri Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği halde, anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ ... tefhim/tebliğden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle temyizi kabil olmak üzere... ” biçiminde belirtilmek suretiyle,
incelemeyi yapacak merci açıkça gösterilmediği gibi sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi
başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığından sanığın iradesinin yanıltıldığı, bu nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1- Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2008 tarih ve 2008/48 –252 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/25322, K. 2010/8146, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama