KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/25985 E., 2010/5776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Adam kaldırma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2004 günlü, 2003/459-2004/51 sayılı ilk hükmü sanıklar savunmanlarının temyizi ile resen temyize tabi olduğundan Dairemizin 12.10.2004 günlü ilamı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCY’nın yürürlüğe girmesi nedeniyle uyarlama istendiğinde aynı mahkemece dosya üzerinden duruşma açmaksızın 28.11.2005 günlü Ek Karar verildiği, bu kararın hükümlü ... ve savunmanına tebliğ edildiği halde, adı geçen hükümlü yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan karar diğer hükümlü ... savunmanının yasal süresi içerisindeki temyizi üzerine, Dairemizin 12.04.2007 günlü kararı ile,
infaz aşamasındaki uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine denilerek yazılı gerekçelerle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, ilk hükmü temyiz etmeyen hükümlü ...’da yargılamaya dahil edilerek 07.03.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin düzenleniş amacı, aynı hükümle cezalandırılan sanıklar hakkında birbiriyle çelişen hükümlerin verilmesinin engellenmesi ve temyiz yoluna başvurmayanlar aleyhine doğabilecek adaletsizlikleri önlemektir. Anılan maddenin uygulanabilmesi için; aynı mahkemece aynı kararla birden çok sanığın
hükümlendirilmesi, sanıkların fiilinde bağlantı bulunması, hükmün Cumhuriyet Savcısı, katılan veya sanıklardan bir veya birkaçı tarafından ve sanıkların tümünü kapsamayacak şekilde temyiz edilmiş olması, hükmün cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık nedeniyle sanık yararına bozulması ve bu bozmanın hükmü temyiz etmeyen veya kendileriyle ilgili temyiz bulunmayan sanıklara da uygulanma olanağına sahip olması gerekecektir.
Suç unsurlarının oluşmaması, fiilin suç olmaması, cezanın azaltılması veya ortadan kaldırılmasını gerektiren nedenler de cezanın belirlenmesinde hukuka aykırılık olarak değerlendirilebilecektir. Sirayetin uygulanabilmesi için bozma nedeni ortak olmalıdır. Hükmün temyiz davası açanın şahsında mevcut olan cezayı azaltan ya da cezayı kaldıran bir nedenden dolayı bozulmuş olması halinde bozma diğer hükümlülere sirayet etmez.
Kanıtlama araçlarına, Ceza Yargılama Yasasına ilişkin bozmalarla, şahsi hakka ilişkin bozmalarda da sirayet olanağı yoktur.
Bozmanın sirayetinde; Yerel Mahkeme hükmü, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmamakta, anılan Yasa maddesi uyarınca sanık, bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Gerek öğretide gerekse Yargıtay’ın süreklilik ve istikrar kazanmış uygulamalarında “temyiz edilmişçesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimselerin bozmadan sonra verilecek yeni, son kararları da temyiz edebilmelerinin kabul olunması demek değildir” görüşü benimsenmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Uyarlama kararlarında hükmün temyiz edilmiş veya temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle olağan üstü kanun yolu olan Yasa yararına bozma istemine konu edildiğinde, kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağı ve hükmün hükümlü aleyhine bozulabileceği anlaşılmakta ise de; bu şekilde aleyhe bozulan uyarlama kararlarına ilişkin bozma ilamlarının, uyarlama kararlarını temyiz etmeyen diğer hükümlülere teşmil edilmesinin mümkün olmadığı gibi, somut olayda da 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesinin uygulama koşullarının bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu,
hukuki değerden yoksun olan hükmün de olağan yasa yoluyla incelenmesinin mümkün olmadığı, ilk hükmü temyiz etmeyen hükümlünün, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisinin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlü ... savunmanının adı geçen hakkında yeniden kurulan hükme yönelik temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/25985, K. 2010/5776, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama