Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK.nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522 (pek hafif) maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
sanığın yakınana ait aracın arka fitil camını kesip camı da kırdıktan sonra içine girip 500 TL. tutarındaki pek hafif değerde olan kuruyemişleri çalması şeklindeki eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu,
suç tarihi itibariyle kesinleşmiş sabıkası bulunmayan sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 522/1 maddesinin lehe olarak uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, 765 sayılı TCY ile 5237 sayılı TCY’nın ilgili maddeleri uyarınca açıklandığı şekilde denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.