KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/27840 E., 2012/10190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, 05.08.2007 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
I- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Yasanın 31/3. maddesinin uygulanması sırasında, 1/3 oranında indirim yapılırken 8 ay yerine, 4 ay hapis ve buna bağlı olarak aynı Yasanın 62. maddesi uygulanıp sonuçta 6 ay 20 gün yerine, 3 ay 10 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu daha az cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların, yakınanın başvurusu olmadan suça konu yarım altın, bileklik ve yüzüğü aldıkları yeri göstermek suretiyle kısmi iadeyi sağladıkları, yakınanın da kısmi iade nedeniyle cezada indirime rızasının olduğunu belirttiği ve koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden, yasal olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/27840, K. 2012/10190, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama