KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/6096 E., 2012/7698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma, kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Yağma suçu için kurulan hükmün incelenmesinde
Sanığın, yakınan ... ’nin evinin içinden çaldığı para ve eşyayı sırt çantasının içersine koyduktan sonra eve gelen ve sanıkla karşılaşan yakınan ... ’nin bağırması üzerine komşusu olan diğer yakınan ... ’ün gelip sanığı yakalamak istediği, sanığın kendisini kurtarmak ve üzerinde bulunan çaldığı para ve eşya ile kaçabilmek için yakınan ... ’ü bıçakla yaraladığı, ancak mücadele sonucunda yakalandığının anlaşılması karşısında; yağma suçunun para ve eşyanın alınmasından sonra geri vermemek için zor kullanılması nedeniyle tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek cezadan indirim yapılması eylemin konutta işlendiğinin anlaşılması karşısında TCK.nun 149/1. maddesinin d bendi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak,
yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Kasten yaralama suçu için kurulan hükmün incelenmesinde
765 sayılı Yasa hükümleri gereğince her iki suç için ayrı dava açıldığı dikkate alındığında; sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 456/4, 457/1. maddelerinde tanımlanan kasten yaralama suçunun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 03.07.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/6096, K. 2012/7698, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama