KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2008/6784 E., 2010/195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yankesicilik suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/7-son, 522. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, MANİSA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2007 tarihli ve 2002/121 esas, 2007/323 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/02/2008 gün ve 2008/10860 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 13/03/2008 gün ve KYB.2008048031 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
(Kayden 27/10/1984 doğumlu olup, suçun işlendiği 23/05/2001 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ RKMİLLETİADINA
Sanık hakkında Mahkemece verilen 06.06.2007 günlü hüküm sanık ...’in bildirdiği “... mah. ... sokak n:..., k:..., d:... ...
İstanbul” adresi yerine, “... mah. ... sok. n:... ... – İstanbul” adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ memuru tarafından sanığın adresinde tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmesi üzerine bu kez, doğru adrese 7201 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılmış ise de; anılan madde uyarınca tebliğ yapılabilmesinin ön koşulu öncelikle bildirilen adrese normal yolla tebliğin çıkartılması ve tebliğ memurunun muhatabın yeni adresini belirleyememesi olup, bu koşul sağlanmadan yapılan tebliğ geçersiz olduğu gibi; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için ne biçimde başvurulacağının gösterilmediği; sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı, bu nedenle yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında;
Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1-)Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2007 tarih ve 2002/121 – 2007/323 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE;
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/6784, K. 2010/195, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama