KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/11235 E., 2011/44782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Önceki hükmün aynen infazına
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlüler ..., ..., ... ve ... hakkında verilen 22.10.2003 günlü hükmün Dairemizin 12.05.2004 günlü ilamıyla onanarak kesinleşmesinden sonra 1.6.2005 tarihinde 5237 sayılı TCY.nın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe yasanın belirlenmesi için, duruşma açılmaksızın 09.06.2005 tarihinde uyarlama yapıldığı, uyarlama kararından sonra hükümlüler ..., ..., ... ve ...'nin vekili olarak 18.04.2006 ve 20.04.2006 tarihli vekaletnamelere istinaden atanan Av. ... ... tarafından temyiz edildiği, 09.06.2005 tarihli uyarlama kararı Dairemizin 22.02.2007 gün ve 2006/14771 ve 2007/2052 Esas-Karar sayılı ilamı ile bozulduğu;
mahkemece bozma kararına 15.12.2008 tarihli oturumda uyulduğu, hükümlüler savunmanı Av. ... ..., ..., ..., ... ve ... vekilliğinden 05.12.2007 havale tarihli dilekçe ile çekildiğinin bildirildiği, hükümlüler ... ve ...'e adı geçen avukatın savunmadan çekilmesine ilişkin dilekçesi ile duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı, 24.03.2008 günlü oturumda hükümlü ...'nin haberi olmadan Av....'ın zorunlu savunman olarak atanıp yargılamaya devam olunduğu,
ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 gün 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere “kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda zorunlu savunman sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapsa; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiğinin” anlaşılması karşısında.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/11235, K. 2011/44782, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama