Sanık ...'un haksız elde bulundurduğu anahtarla yakınanların eşyalarının bulunduğu soyunma odasının kapısını açarak hırsızlık suçunu işlemesinden sonra, elde ettiği banka kartlarıyla diğer sanık ...'nin çalıştığı işyerine giderek gerçek bir mal alımı olmadan bu kartlarla işlem yaptığı olayda, diğer sanık ...'ın banka kartlarının sanık ...'e ait olmadığını bilmesi, gerçek bir mal alımı olmaması ve zaten Mahkemece sanık ...'nin de paraları paylaşmak için eyleme katıldığı kabul edilmiş olması ve yakınanları kandırmaya yönelik bir hile ve desisenin söz konusu bulunmaması nedeniyle eylem 765 sayılı TCY'nın 525/b-2 maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 504/3.maddesiyle uygulama yapılması yerinde değilse de;
Mahkemece hükümlülük kararının verildiği 14.11.2005 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanması gereken 765 sayılı TCK’nun 525/b-2. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4.maddesinde yazılı 5 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II.Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.