KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/13426 E., 2012/19686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınanın 25.01.2007 tarihli oturumdaki beyanlarında, komşusu ... ’nın kendisine kapısının önünde park halinde bulunan tırından hırsızlık yapıldığını haber vermesi üzerine camdan baktığında, hırsızların bir araca binerek uzaklaştığını gördüğünü, sonra çevrede araştırma yaparken bir tamirhanenin önündeki sanıkların kullandığı aracı tanık ...’nın üzerindeki kaza izinden tanıması üzerine polise haber verdiklerini beyan ettiği, mahkeme tarafından özellikle sorulması üzerine de olay sırasında sanıkları sürekli takip etmediklerini, çevrede araştırma yaparken görüp polise haber verdiklerini söylediğinin anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı inancıyla bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
Daha önce de araçlarından hırsızlık yapılması sebebi ile olay gecesi evinin penceresinden araçları gözetleyen tanık ...’nın kolluk beyanlarında saat 00:05 sıralarında 21-22 yaşlarında zayıf uzun boylu, siyah saçlı üzerinde eski mavi kot pantolon ve fildişi yelek olan bir kişi ile 14-15 yaşlarında kısa boylu siyah saçlı tamirci elbisesi olan bir kişinin komşusunun aracından zincir çalarak, Renault marka beyaz stayşın bir araca koyarak gittiklerini gördüğünü söylediği, yakınanın da aynı şekilde tarifte bulunduğu,
05.02.2006 tarihli polis tarafından düzenlenen yakalama tutanağında ise sanıkların yakınan ve tanık tarafından gösterildiğinin ve bunlar tarafından da teşhis edildiğinin belirtildiği, ancak 25.01.2007 tarihli oturumda tanığın olaya karışan sanıkları tam olarak teşhis edemediğini, sanık ...’in üzerinde sadece gözleri açıkta bırakan bir bere taktığını, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen yaşı küçük suç arkadaşının ise puşi sardığını söylediği anlaşılmıştır.
Hakim dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delilleri değerlendirerek somut olayın gerçekte nasıl olduğunu saptar. Öncelikle eylemin bir suç teşkil edip etmediğini, ediyor ise uygulanacak normu belirlemek zorundadır.
Hal böyle olunca; tanığın ve yakınanın soruşturma aşamasında yer vermedikleri ancak suçun vasfına etkin olan bir takım hareket tarzlarına kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında yer verdikleri dikkate alındığında, somut olayda sanığın yüzünü tanınmayacak şekilde kapatıp kapatmadığının akıllardaki duraksama ve şüpheleri ortadan kaldıracak şekilde tespiti ile olayın gerçekte nasıl olduğu saptanıp, yakınanın ve tanığın mahkeme beyanlarına hangi sebeplerle ile üstünlük tanındığı da yeterli ve inandırıcı gerekçeler ile açıklanıp beyanlar arasındaki açık çelişkiler giderilmeden eksik soruşturma ile yetinilip duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/13426, K. 2012/19686, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama