KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2009/14888 E., 2010/16667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2005 gün ve 2004/289-2005/523 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’e ilişkin ilk hükmün, anılan sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/04/2006 tarihinde lehe yasa hükümlerinin belirlenmesi için dosyayı iadesi üzerine hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’ün tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK.nun 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı REDDİNE;
5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Her ne kadar mühür bozma suçundan kurulan hüküm, 5237 sayılı TCK.nun 50/1-a maddesinin uygulanması suretiyle 24 lira adli para cezası olması nedeniyle aynı yasa maddesinin 5. fıkrası ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesine göre kesin nitelikte ise de;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/2, 102/4, 104/2. maddesiyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 141/1, 66/1-e, 67/3-4; 203/1, 66/1-e, 67/3-4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddelerindeki 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 12/02/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olması,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/14888, K. 2010/16667, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama